|
Eski caglarda agaclar insan ve
toplum hayatinda sembol olma, kutsallik, meyve, golgeleme, barinma gibi
yonleri ile on plana cikmistir (Holodonsk,1989). Ancak insan ve toplum
hayatindaki gelismelere paralel olarak agaclarin ve ormanlarin ozellikle
buyuk kentteki insanlarin ormana olan ilgisi daha da artmistir. Bu
ilginin nedenini (ozellikle buyuk sehirlerdeki) islevsel olarak ele
alindiginda; hava kirliligini onleme, gurultuyu onleme, sicaklik kontrolu
ve psikolojik etkiler olusturur.
Bu ozellikler dikkate alindiginda Cumhuriyetin ilk
yillarinda 1930'lu yillarda Florya'da Ataturk ormani Yalova'da Termal
korulugu kurulmustur.
Ulkemizde ormanlar, uzerinde en cok tartismanin yapildigi,
yasal boyutlari bir turlu belirlenemeyen ve bu nedenle sik sik mevzuat
degisikligine maruz kalan dogal kaynaklardan biri, belki de en basta
gelenidir.
Ormanin biyolojik taniminin cesitli ulkelerde farkli
olarak yapildigini gormekteyiz. Ulkemizde yapilan tanimina baktigimizda,
"genis alanlarda kendine ozgu bir iklim yaratabilen, belli
yukseklik, yapi ve sikliktaki agaclarin, agaccik, cali ve otsu bitkiler,
yosun, egrelti ve mantarlar, topragin altinda ve ustunde yasayan
mikroorganizmalar ve cesitli bocek ve hayvanlarla, orman topraginin
birlikte olusturdugu bir yasam birligi (biosonoze) (AYTUG, 1976) olarak
tanimlandigini gormekteyiz.
Hukuksal acidan orman tanimi ise, yukarida verilen
tanimdan farklilik gostermektedir. Hukuksal acidan ormanin tanimini
yapmanin zor oldugu ve her agac ihtiva eden yere orman denemeyecegi gibi,
agac olmayan bir yere de bircok halde orman demek zorunlu olmaktadir
(ILKMEN, 1958).
Tabii olarak yetisen ve emekle yetistirilen agac ve
agaccik topluluklari yerleriyle birlikte orman sayilir.
Ancak:
Devami Yorum
Yaz (0)
|